Sarıyer Bisiklet Turları

Sarıyer Spor Kulübü Kafeteryası

Sarıyer Spor Kulübü Kafeteryası

Kafede oturmayı tercih ettiğim masa.

Kafede oturmayı tercih ettiğim masa.

Kafe önünde park edilmiş bisikletim.

Kafe önünde park edilmiş bisikletim.

Çocukluğumdan sonra hiç bisikletim olamamıştı. Bunun sebebi ise ailemin yaşadığımız yerdeki (İstanbul/Samandıra) trafiğin bisiklete uygun olmadığını düşünmesiydi. Geçen sene yarı zamanlı olarak çalıştığım işten kazandığım paralarla kendime bir bisiklet aldım. Belki bisiklet sürenlere özendiğimden belki de bisikletin zaman geçirmek için uygun bir araç olduğunu düşündüğümden aldım. Bu iki ihtimalde çok olası duruyor. Açıkçası şuan neden bisiklet aldığımı hatırlamıyorum.

Bisikletimi aldığım ilk günlerde çok korkuyordum trafiği çıkmaktan ama bisikleti sürmeyide okadar çok istiyordumki. Bu çelişki istanbul için çok fazlaydı. İstanbulda bisiklete uygun yol yok denecek kadar azdır trafikde her yerde denebilecek kadar çok. İlk zamanlar, bir kaç kez kıyafetlerimi giydim, bisikletimi aldım ve üniversitenin içerisinden geçerek Bebek’ e indim. Amacım kendi başıma bisikletle biraz gezinebilmekti. Bu ilk denemelerimin hiçbirisinde başarılı olamadım. Çünkü yukarıdaki özgüvenim aşağıya indiğim zaman sanki buharlaşıp uçuyordu. Ben aşağıda bisikletim elimde yola bakar şekilde bekliyor ve bir yanda düşünüyordum. Nemi düşünüyordum ; bu tarafikte bisiklet sürmenin alınamayacak kadar büyük bir risk olduğunu düşünüyordum.

Kendi başıma bisiklet ile uzunbir süre gezinemedim. Bisikleti bir süre evde yatırdım diyebiliriz buna. Bir süre sonra bisiklet kullandığını bildiğim bir kız arakdaşımla (Buket) şehirde ufak bir tur planladık. Planımız ise Bebek’ten başlayarak Sarıyer’e varmak oradan da aynı yolu kullanarak geri dönmekti.

Buluşmayı planladığımız gün geldi çattı. Bisikletlerimizle yollara düştük. Başlangıçta şehir tarafiğinden çok korkmuştum ama arkadaşım sayesinde korkum büyük bir oranda azaldı. Bunun en büyük sebebi o önde gidiyordu ve kılavuzluk ediyordu. Turun başlangıcında kendimi çok umutsuz hissetmiştim çünkü arakadaşım şehir trafiğinde çok atik davranıyor ve fırsatları iyi kullanıyordu. Ben ise en ufak bir problem çıktığında geride kalıyordum ve arkadaşımıda bekletiyordum.

Sarıyer’e daha varmadan güvenimi kazanmaya başladığımı hissetmiştim. Bunu en büyük sebeplerinden biri yolun ilerleyen bölümlerindeki tarafik yoğunluğu azdı. Sarıyer’e yaklaştıkça oturma kemiklerimdeki ağrıyı çokça hissetmeye başlamıştım ama mutluydum çünkü daha iyi bisiklet sürmeye başladığımı düşünüyordum. Sarıyer’e vardığımızda bir kafede arkadaşımın arkadaşıyla oturduk ve dinlendik.

Turun dönüş yolunda ise gerçekten kendimi harika hissediyordum. Dönüş yolunu gidişten çok daha kısa bir sürede almıştık ve sürüşyeteneklerimin iyi olduğunu düşünmeye başlamıştım.

Bir sonraki Sarıyer turunu bir hafta sonu sabahı tek başıma yaptım. Bu turum gerçekten harika geçmişti. Bunun en büyük sebebi yoldaki araç sayısının yok denecek kadar az olmasıydı. Sarıyere ulaştığım zaman kendime bir börekçiden simit ve poğaça aldım ve oturacak bir yer aramaya başladım. Bu arayış esnasında kendimi deniz kenarında, üzerinde Sarıyer Spor Kulübü Kafeteryası yazan bir kafenin önünde buldum. Bu kafeyi nedense gördüğüm ilk anda sevdim. Çünkü nedendir bilmem ama dışarıdan çok havalı görünen ve kalabalık olan yerleri oldum olası hiç sevmemişimdir. Belkide beni çeken bu kafenin içerisinde sabahın ilk saatlerinde hiç insanın olmamasıydı belkide kafe garsonlarının bana çok kayıtsız olamalarıydı beni çeken. Kendime bir çay söylemiştim. Sonrasında da yanımda getirdiğim kitabımı okumaya başlamıştım.

Yalnız yaptığım sonraki turlarımın hepsinde hep aynı kafeyi tercih ettim. Sade, yalın ve insanlardan uzak kafemi. Her defasında da nezaman ben oturuken kafeye birlerinin girdiğini görsem hep tedirgin ve huzursuz olmuşumdur.

Bu zaman zarfı içerisinde İstanbul içerisinde başka rotalarda da bisiklet sürmüşlüğüm var ama hiçbir rota bana Bebek Sarıyer rotası kadar güzel görünmemiştir ve ençok da Bebek Sarıyer rotasında bisiklet sürmüşümdür.

Sessiz sakin hafta sonu sabahlarında, bom boş yollarda sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, yalnız…

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s